Sayın Hissedarlarımız, İş Ortaklarımız ve Çalışanlarımız,
Dünya ekonomik tarihinin en ağır krizini yaşadığımız 2008 ve 2009 yıllarının ardından, geride bıraktığımız 2010 yılı, küresel ekonomide belirgin bir toparlanmanın yaşandığı, buna karşın hassasiyetin devam ettiği bir dönem oldu.
Krizle mücadele amacıyla özellikle gelişmiş ülkelerde uygulanan genişleyici para ve maliye politikalarının tüketici güveni ve toplam talep üzerindeki olumlu etkileri 2010 yılında hissedilmeye başladı.
Bu tedbirlerin etkisiyle gelişmiş ülkelerde başlayan toparlanma ve gelişmekte olan ülkelerin başı çektiği bu büyüme süreci sonunda, 2010 yılında dünya ekonomisinin %5'e yakın bir oranda büyümüş olduğu tahmin ediliyor.
Toplam talepteki bu toparlanmaya rağmen, işsizlik, bazı Avrupa ülkelerindeki kamu borcu ve yüksek bütçe açıkları, artan gıda ürünleri, hammadde ve petrol fiyatları ile yeniden gündeme gelen enflasyon, önümüzdeki dönemde dikkatle izlememizi gerektiren önemli riskler olarak gündemdeki yerlerini koruyorlar.
Küresel ekonomideki bu kademeli toparlanma süreci, beyaz eşya sektörünü ve bu sektörde faaliyet gösteren şirketleri de olumlu yönde etkiledi. Arçelik' in önemli pazarlarından Batı Avrupa'da beyaz eşya sektörü %2,8, Doğu Avrupa'da ise %8,6 oranında büyüdü.
Benzer şekilde dünya LCD televizyon pazarı da büyümesini sürdürerek 100 milyar USD' lik bir büyüklüğe ulaştı. Bu ürün grubundaki ana pazarımız olan Batı Avrupa'da LCD televizyon satışları 2009'a göre %18 artışla 39 milyon adete ulaşırken, pazar büyüklüğü 21 milyar USD seviyesinde gerçekleşti.
Türkiye'ye baktığımızda ise, iç pazarımızın dinamik yapısı ve bunu destekleyen güçlü bankacılık sistemi sayesinde, dünyada en çarpıcı büyüme rakamlarından birine ulaştığını görüyoruz.
2010 yılında %8 seviyesinde büyüdüğü tahmin edilen Türkiye ekonomisi, böylece 2009'daki %4,7'lik küçülmeyi fazlasıyla telafi etmeyi başarmış oldu. Benzer şekilde Türkiye beyaz eşya pazarı da, bir önceki yıl yaşadığı küçülmenin üzerine %8,2 oranında büyüdü. Beyaz eşya ihracatında da %9'luk bir artış meydana geldi. Öte yandan tüplü televizyondan LCD televizyonlara dönüşüm trendinin 2010'da da devam etmesiyle, tüplü televizyon pazarı daralırken, LCD televizyon pazarı büyüdü.
Türkiye ve dünyadaki bu pazar dinamikleri dikkate alındığında, Arçelik'in, dünya dayanıklı tüketim sektöründe en iyi performans gösteren ve pazar payını en çok artıran şirketlerden biri olduğu rahatlıkla görülüyor. Dünyada odaklandığımız bölgelerde pazar payımızı artırırken, fiyat endeksimizi yukarı taşıma başarısını gösterdik.
Avrupa'da rekabetin en yoğun olduğu pazarlardan biri olan İngiltere'de buzdolabı, dondurucu ve pişiricide pazar liderliğimizi pekiştirdik; ve toplam beyaz eşyada pazar ikinciliğimizi koruduk. Fransa'da pazar payını en çok artıran şirketler arasında yer alırken; İspanya'da pazar payımızı iki katına çıkardık. Romanya'da güçlü pazar liderliğimizi sürdürdük.
Yeni büyüme alanları olarak belirlediğimiz ve konsantrasyonumuzu artırdığımız Afrika, Ortadoğu ve CIS ülkelerinde çarpıcı büyümeler sağladık.Başta Batı Avrupa olmak üzere ana ihracat pazarlarında yeni dağıtım kanallarına girdik, yeni raf görünürlükleri kazandık. Faaliyette bulunduğumuz tüm pazarlarda sağladığımız servis kalite seviyesini daha da iyileştirecek tedbirler aldık.
Öte yandan, Türkiye'de, ankastre ürünlerin hızla geliştiği beyaz eşya pazarı ile LCD, televizyon ve klima pazarlarında liderliğimizi pekiştirdik. Böylece, istikrarlı büyümemize aralık vermeksizin devam etmiş olduk ve 6,9 milyar TL ciroya ulaştık. Küresel oyunculuk iddiamızı, ciromuzun %51'ini oluşturan Türkiye dışı satışlarımızla sürdürdük.Kâr marjlarımızı tüm ekonomik dalgalanmalara rağmen sektör ortalamalarının üzerinde tutmaya devam ettik. Aldığımız tedbirlerle artan hammadde fiyatlarının olumsuz etkisini büyük oranda telafi ettik ve %8,6 seviyesinde faaliyet kâr marjına ulaştık.Etkin işletme sermayesi yönetimi performansımızın bir sonucu olarak, işletme sermayemizin net satışa oranı %36'dan %33 seviyesine geriledi. Bu dönemde, 800 milyon TL'nin üzerinde pozitif faaliyet nakit akışı sağlayarak, net finansal borç seviyemizi 2009 sonundaki 1,2 milyar TL'den 740 milyon TL'ye indirmiş olduk. Yenilikçi ürün ve hizmetlerin tüketiciyle buluşturulması açısından, 2010 bizim için son derece verimli bir yıl oldu. Türkiye'de uygulamaya koyduğumuz modern mağazacılık konsepti ile müşterilerimizi yeni mağazacılık anlayışımızla tanıştırdık.
Sürdürülebilir rekabet gücü artışı için büyük önem verdiğimiz teknoloji ve Ar-Ge yatırımlarımıza ara vermeksizin devam ettik. Ar-Ge odaklı çalışmalarımız sayesinde, 2010 yılı sonunda Avrupa'da yeni enerji etiketi direktifi yürürlüğe girerken, bu yeni tanımlamalarla, "en"leri ve "ilk"leri üretmeyi sürdürdük. Buzdolabında A+++ enerji seviyesinde, çamaşır makinesinde A-%50 enerji seviyesinde, bulaşık makinesi ve fırında A-%30 enerji seviyesindeki ürünlerimizi pazara sunduk. 2010, başarılarımızın ödüllerle tescil edildiği bir yıl oldu. Hem ürünlerimizde hem de üretim tesislerimizde, verimlilik çalışmalarımızı ve çevre duyarlılığımızı en üst düzeye taşıdık.
Türkiye'deki sekiz işletmemiz dünya beyaz eşya sektöründe ilk kez, üretimde enerji verimliliği kapsamında verilen "altın sertifika" belgesi almaya hak kazandı. İşletmelerimiz TPM ödüllerine yenilerini ekledi. Eskişehir Buzdolabı İşletmemiz, dünya beyaz eşya sektöründe "TPM Özel Ödülü"nü alan ilk işletme olma başarısını gösterdi.
Ürünlerimiz çevreci yaklaşımı, üstün teknolojik özellikleri ile uluslararası platformda saygın kuruluşlarca birçok ödül kazanırken, Şirketimiz kurumsal alanda da önemli başarılar kaydetti.
Türkiye'nin patent lideri olma konumumuzu koruduk ve Dünya Fikri Haklar Örgütü'nde, en çok uluslararası patent başvurusuna sahip ilk 500 şirket arasındaki tek Türk şirketi olarak 95. sırada yer aldık. Yine geçtiğimiz yıl, Avrupa Birliği'nin çevre konusundaki en prestijli platformlarından, "AB Çevre Ödülleri” kapsamında, tüm iş süreçlerimize entegre ettiğimiz sürdürülebilirlik yaklaşımımız ile; “Yönetim” kategorisinde ilk üç arasında yer aldık. Böylece, ilk kez AB üyesi olmayan bir ülkenin şirketi finalist olma başarısını göstermiş oldu.
Faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde istihdam, büyüme ve katma değer yaratarak ekonomik fayda sağlamanın yanı sıra; toplumsal konularda da çalışanlarımız, yetkili satıcılarımız ve servislerimizle birçok gönüllü proje yürüttük. Spor alanında, Beko markamız ile "Presenting" sponsorluğunu üstlendiğimiz Dünya Basketbol Şampiyonası'nda, hem ülkemiz hem de markamız adına gurur duyduk. Türkiye ve Almanya Basketbol Ligleri'nden sonra Rusya Basketbol Ligi'ne de adımızı vererek uluslararası platformdaki basketbol yatırımlarımıza devam ettik.
2011 yılında da, güçlü ve rekabetçi yapılanmamızın bizi küresel ligde daha da üst noktalara ulaştıracağına ve aynı azim ve kararlılıkla daha büyük başarılara imza atacağımıza inancım tamdır. Arçelik'i geleceğe taşıyacak olan "Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın" vizyonumuz ışığında; sürdürülebilir kârlı büyüme ile pazar payımızı artırmak, müşterilerimize yenilikçi, yaratıcı çözümler sunmak ve gerçek anlamda küresel bir organizasyona sahip olmak ana iş hedeflerimiz olacaktır.
Şirketimizin başarılı sonuçlarındaki özverili katkıları için, çalışanlarımıza, yetkili satıcılarımıza, yetkili servislerimize, tedarikçilerimize ve iş ortaklarımıza; ürünlerimize ve markalarımıza gösterdikleri güvenden dolayı müşterilerimiz ve verdikleri destek için hissedarlarımıza teşekkür ederim.
Saygılarımla,
LEVENT ÇAKIROĞLU
Genel Müdür
Arçelik A. Ş.